VEFA SALMAN’A ŞOK FETÖ SUÇLAMASI

ESKİ YALOVA BELEDİYE BAŞKANI YAKUP BİLGİN KOÇAL, VEFA SALMAN İÇİN; “İHANETİNİ ENGELLEDİM. ŞİMDİ KIVIRIYOR, İNKÂR ETME GAYRETİNDE” DEDİ.

Yalova’da eski ve yeni Belediye Başkanları arasındaki söz düellosu devam ediyor. Bugün eski Başkan Koçal, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklama da Vefa Salman’ı adeta topa tuttu ve şöyle dedi.

“Önce mantığı sonra da yemek buluşmasını anlatayım.
1-Üst ölçekli planı değiştirmeye yönelik iki irade vardır. Ya Ankara’daki siyasi güç ya da belediye… Bürokratlar teknik altyapıyı hazırlar ama kendi başlarına böyle bir işe kalkamazlar.
2-Dönemin Başbakanı Sayın Tayyip Erdoğan Yalova mitinginde o alanın Turizm alanı olduğunu, konuta çevrilmesinin söz konusu olmadığını ve olamayacağını söyledi. Bu durumda Ankara’daki siyasilerin konuta çevirme girişiminde bulunması mümkün değildir. Ki ihanet girişimi sonrasında, Ak parti Genel Merkezine ve en üste konuyu aktardığımda derhal düzeltilmesini yani konuttan tekrar çıkartılıp, Turizme dönüştürülmesi sağlandı. Böylece ihanetin önü kesilmiş oldu.
3-İstanbullu inşaat firması bürokrasiye bu işlemi yaptırırken Ankara’daki siyasi iradenin katkısı olmadığına göre Belediyeden de şifai olur almadan böyle bir girişimde bulunma cesareti gösterebilir mi? Sıfır ihtimal…
4-O günlerde itiraz eden beyanlarım basına yansıyınca, İstanbullu firmanın koordinatörü Yalova’ya gelip, benimle görüşmek istedi. Neden karşı çıktığımı öğrenmek istediklerini söylediler. Geldiler ve konuştuk. Her ne pahasına olursa olsun karşı duracağımı detayıyla anlattım. Bende ona nasıl bu işe kalkıştıklarını sorunca; sayın başkanla İstanbul’da buluşup gerekli görüşmeyi yaptıklarını, eğer üst ölçekli planın halledilmesi durumunda alt ölçekte problem olmayacağını anladıklarını ifade etti. Bu doğruydu çünkü o durumda Belediye meclisine “mecburuz” dayatması yapacaklardı. Malum alt ölçeğin üst ölçeğe uydurulması yasal mevzuat gereğidir.
5- O buluşmada Yalova’dan başkalarının da olduğunu söylendi. Ama tahmin etsem de kim olduklarını sormadım. Ve o günlerde bu yemek meselesini isim vermeden sosyal medya üzerinden paylaştım. Belediye Meclis üyesi bir arkadaşım ile bu konu üzerine konuşurken, Yalova’dan bir iş adamının da orada olup olmadığı gündem oldu. Bunun üzerine meclis üyesi arkadaşım o kişinin de yemekte birlikte olup olmadığını Başkan’a sordu. Böyle bir görüşmeyi inkâr etmeyen başkanın, kızarak verdiği cevap aynen şöyledir: “Kiminle yemek yiyeceğimi Yakup’a mı soracağım?”
6-Bu süreç ve ilişkiler benim için yeterli delildir. Kusura bakmasınlar, onlar gibi işbirliği yaptığım ve telefon dinlemeleri yapıp kayıt altına alabilecek örgütlerle ilişkim yok. Olayların akışı ve şahısların tutarlı anlatımları her şeyin ayan beyan olmasını sağlamıştır. İsmi ile müsemma olamayan başkanın vefasızlık timsali olduğu gibi, göbek adı da herhâlde “şeref”tir.kocal-feto

Paylaşımlarına devam eden eski Yalova Belediye Başkanı Yakup Bilgin Koçal yaptığı açıklama da;”KİRLİ İLİŞKİLER UZMANI OTELCİ VEFA… PENSİLVANYA KARDİNALİ DE DESTEK OLSA ARTIK PAPAZ PİLAV YEMEZ” dedi.

VEFA-FETÖ İŞBİRLİĞİ

Koçal,”Yalova’nın geleceğini ilgilendiren konularda uyarılar yaptım. Başkan bu konulara hiç değinmeden polemik üretmeye başladı. Ve aynen seçim sürecinde olduğu gibi çamur atıp, beni kirli ilişkilerle suçlamaya kalktı. Hatırlarsınız seçim kampanyasında akla hayale gelmeyen iftiralara muhatap oldum. Dikkate almadım. Yalova beni ve ailemi tanıyor, diye düşündüm. Belki de hata yaptım çünkü atılan bazı iftiralar doğru zannedilmiş. Dili kemiği yok. Bunların iki ispatı olabilir. Öncelikli olarak devletin müfettişleri gelir, inceler. Bir de kirli ilişkinin somut neticesi “çıkar” sağlamaktır yani zenginleşmek.

1-İki buçuk yıl geçti. Onlarca müfettiş geldi ve araştırdı. Attıkları iftiraların tek bir tanesini ortaya koyamadılar. Ki çokta gayret gösterdiler, uydurukta olsa bir şey çıkarmak için çok emek harcadılar. Müfettişlerin özel gayreti sonradan anlaşıldı, meğer müfettişleri organize eden bir şebeke Başkan’la iyi dost imiş. Belediyenin her türlü işine danışmanlık yapan bu şebekenin başı da fetö’dan tutuklanmış. Şebeke hakkında detay bilgiyi “Tayfun Talipoğlu” paylaştı. Yalova’da da yerel basın yazıyor. Yani attığını çamurların hepsi yalan ve iftira olmasına rağmen ve en azından “kul hakkı” adına özür beklerken, aynı lâkırdıya umut bağlamanız çaresizlik ifadesidir.
2- Seçimden sonra iki kere mal varlığımı kamuoyu ile paylaştım. 1999 yılında siyasete girdiğim zamanki ve şimdiki varlığımın karşılaştırmasını yaptım. Varlığım %30 azalmış ve var olanların hiç biri 1999’dan sonra edinilmemiş. Yalovalı, siyasette zenginleşenleri ortaya koymalı. Yalova için “İki oda bir salon” diyoruz. Benim gibi açık açık paylaşamasalar da herkes birbirini az çok tanıyor. Siyaset öncesi ticareten iflas noktasında olup, maaşla çalışanlar veya hayatı boyunca hep sabit maaşla çalışmasına rağmen siyaset sonrası dudak uçurtacak düzeyde varlık sahibi olanları deşifre etmenin elzem olduğunu düşünüyorum.
Gelelim Fetö işbirliğine:
1-Yalova dışından cemaate ait bir internet sitesi seçim öncesi sürekli ve ahlaksızca aleyhimde paylaşımlar yapıyordu. Site ile aynı anda başkanın ekibi de aynı fısıltıları ortalığa salıyordu. Çocuklarımla uğraşacak kadar seviyesizleşen paylaşımlar ve aklınıza gelen her türlü iftira. Bu paralel kampanyanın “vefa-fetö” işbirliği olduğuna inansam da ispatlamam mümkün değildi.
2-Bunlardan iki tanesini otelci vefa miting meydanında kendi ağzıyla paylaşınca, iş netleşti. Biri, güya benim yurt dışında otellerim varmış. Eğer ticaret yapmak isteseydim ve kalan varlığımla da küçük bir otel açabilirdim. Ama hiç böyle bir niyetim olmadı. Hele oteli hiç aklımdan geçirmedim hayatımda. Bunların bir otel tutkusu var ama nedenini çözemedim. Velhasıl iddia ettikleri oteli bir türlü bulamadım. İkincisi hakkımda ağır cezada açılmış 60 adet dava olduğu iddiası. İlk duyduğumda, pes doğrusu, dedim. Benim haberim olmadan dava mı açılırmış, diyerek güldüm. Meğerse, tezgâhı Fetö kurmuş, benim haberim yok, ama otelci vefa’nın kulağına fısıldamışlar. O da meydan meydan konuşuyor.
3- Olay seçim sonrasında anlaşıldı. Meğer beni üç sene dinlemişler. 17-25 Aralık’ta bu dinlemelerden uydur kaydır, ekleme-çıkarma yöntemleriyle 59 adet dosya oluşturmaya çalışmışlar. Çete enselenince, bir araba dolusu tapeleri, dosyaları ve iddiaları savcılık ve bakanlık teker teker inceliyor. Ve seçimden sonra savcılıktan 59 dosyanın hiç biri ile ilgili soruşturmayı gerektirecek bir şey olmadığına dair yazıyı bana iletiyor. Ben o zaman uyanıyorum. Meğerse “60 ağır ceza davası” yalanını fetö otelciye söylemiş. Ne ilginç değil mi? Ben bilmiyorum, doğal olarak tezgâhı kuran biliyor. Bir de otelci…
Şimdi bütün bunlara rağmen ve hiç utanmadan hala beni kirli ilişkilerle anmaya cesaret ediyorsun. Bak otelci, seçim kampanyanı fetö’nün organize ettiğini herkes biliyor. Suç mu, diyebilirsin. Normal kabul edelim. Ama organize edilen ve müteakiben örgütten tutuklanan müfettişler gerçeği varken; “Aydın şebekesi” olarak nam salan ve belediyeyi teslim ettiğin söylenen çetenin de fetö bağlantılı çıkması hayra alamet değil.
Sana tavsiyem, artık kardinale falan güvenme; ipin ucu tutulunca gerisi gelir; açıkta kirli ilişki kalmaz, hepsi ortalığa dökülür. Ama başka Yalova yok. Bir iş, bir proje yapacağın da yok. Mali olarak batırdın ama hiç olmazsa geleceğe ihanet anlamına gelen kararları meclise teklif etme.” dedi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir