Avni Kurt: Masa başında kaybettim, bu şaibe size ömür boyu yeter!

Son dakika…Çınarcık Belediye Başkanlığı seçimlerini 16 oy farkla kaybeden CHP’li Avni Kurt, 25 gün sonra sessizliğini bozdu ve  itirazların yapıldığı seçimleri masa başında kaybettiğini belirterek, “Bu şaibe size ömür boyu yeter” dedi.

NE OLMUŞTU?

31 Mart yerel seçimlerinde Çınarcık’ta Ak Parti adayı 16 oy farkla önde çıkmış ama CHP sonuca itiraz etmişti. İl seçim kurulu CHP’nin oylar yeniden sayılsın talebini kabul etmiş fakat AK Parti bu karara itiraz edince YSK’da, il seçim kurulu’nun tüm oylar yeniden sayılsın kararını kaldırmıştı. Böylece Çınarcık Belediye Yönetimi de CHP’den Ak Parti’ye geçmişti.

İşte Avni Kurt’un o açıklaması

TEŞEKKÜRLER ÇINARCIK…

Yıl 1977, ben henüz 5-6 yaşlarındaydım. Rahmetli babam Turgut Reis yapılan seçimlerde Adalet Partisi’nden belediye başkan adayı olmuş ve kazanmıştı. O yaşlarda duvarlara, babamın afişlerini astığımı hatırlıyorum. O güzel heyecanlı günleri hiç unutmadım… Çocukluğumda, “Babam gibi belediye başkanı olabilir miyim acaba?” diye düşünür, bunun hayalini kurardım hep… 2014’te Yüce Allah nasip etti, hayalim gerçek oldu.

Çınarcık halkının yüksek teveccühü ile 2014 yerel seçimlerini tarihi bir farkla kazandım. Mazbatayı alır almaz, ekibimle birlikte Çınarcık’a hizmet etme sürecini başlattım. Çınarcık Belediyesi’nin kurumlara ve birliklere olan borçlarını yapılandırdım ve düzenli olarak ödemeye başladım. Belediyenin personellerine olan borçlarını ödedim. Çınarcık’ın yol, su, kanalizasyon, kaldırım, aydınlatma, temizlik ve çöp sorunlarını çözdüm. Belediyenin araç sayısını ikiye katladım ve mevcut araçlarını da yeniledim…Burada yaptığım hizmetlerin hepsini anlatmayacağım elbette. Sizler zaten Çınarcık’ta yaşayan insanlar olarak, bu beş yılda yaşanan gelişmelere vakıfsınız. Rabbime şükürler olsun ki, beş yıllık görev süremde rahmetli babam Turgut Reis’in kemiklerini sızlatacak hiçbir işe imza atmadım.

İnsanların beni; hacizli makam aracıyla, şaibeli arsa satışlarıyla, işten çıkarmalarla ve personeline aylarca maaş veremeyen bir belediye başkanı olarak değil de, dürüst ve adaletli bir yönetim anlayışıyla yaptığım hizmetlerle yâd edecek olmasından ötürü çok bahtiyarım. Pazarcısından 77.5 taraftar grubuna, esnafından öğrencisine, seçim şarkımı söyleyen 5 yaşındaki çocuktan 70 yaşındaki Hafize Teyze’ye ve Haydar Amca’ya kadar binlerce insanın gönlünde yer edindiğim ve duasını aldığım için çok bahtiyarım.

Şayet bir üzüntüm söz konusu ise o da, kazanmayı hak ettiğimi düşündüğüm bir seçimi (masa başında) kaybetmiş olmaktan kaynaklanmaktadır.
Amerikalı bir yazar var, ‘John Katzenbach’ adında…Der ki: “Kazanmak, içimizdeki mutluluğu, kaybetmek ise karakterimizi ortaya çıkarıyor. “
Biz kazanırken de saygısızlıkta bulunmadık, kaybederken de asla bulunmayız. Bize yaraşan, kazanırken mutluluğu ve kaybederken üzüntüyü, saygı sınırları içinde yaşamaktır. Bize yaraşan, her sonucu olgunlukla karşılamaktır. Ama birileri daha seçim gecesinde, kesinleşmemiş bir galibiyetin sarhoşluğu ile, Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan resmimi indirdi. Bilbordlardaki resimlerimi yırtıp parçaladı. Seçim sürecinde “Benim olduğum yerde saygısızlığın yeri yoktur” diye nutuk atan Soyer, bu saygısız tutumlar karşısında nasıl bir tutum sergilemiştir acaba?

Ayrıca mazbatayı alıp görevi resmen devralmamış bir başkanın, Özgürlük Parkı’nda ve belediyede bulunan ‘Gülen Yüz’ tabela ve logolarını söktürmesi de ayıp değil midir? Yoksa “gönül belediyeciliği”nden kastettiğiniz, sizden evvel görev yapan belediye başkanlarıyla özdeşleşen ne varsa onları söküp atmak mıdır? Eğer Çınarcık Belediyesi 5 yıl bu zihniyetle yönetilecekse, kaybedenin Çınarcık olacağını ikrar etmeliyim.

Evet, resmi sonuca göre 16 oy farkla seçimi kaybettim. Bu seçimle birlikte, oy sayım işleminin seçim sonucuna etki edebilecek kadar önemli olduğunu bir kez daha öğrenmiş olduk. Daha oy verme işlemi devam ederken bir takım ciddi hatalar yapıldığını tespit ettik. Bu hataların giderilmesi, vatandaşlarımızın kullandığı oyun olduğu gibi sandığa yansıması için, seçim günü sandık başkanlarına, ertesi gün İlçe Seçim Kurulu’na gerekçeli itiraz dilekçelerimizi verdik. Hatta 4 Nisan Perşembe gecesi, saat 22:00’de İl Seçim Kurulu, tüm sandıklarının yeninden dökümünün ve sayımının yapılmasına karar verdi. Maalesef AKP, iktidarın gücünü kullanarak YSK’dan 5 Nisan Cuma günü saat 11:00’de aleyhimize olan kararı çıkarttı. Bizim vicdanımız oldukça rahat!… Ya peki yeniden oyların sayılacağı vakitte orada bulunmayarak oy sayım işleminin gerçekleşmemesini sağlayan “insan müsveddelerinin” vicdanı rahat mı?

Girdikleri her ortamda dinden, imandan, haktan, hukuktan bahsederek insanlardan oy isteyen sözde müslümanlar… Ya peki sizlere ne demeli? Yapılan haksızlıklar karşısında “dilsiz şeytan” gibi sustunuz değil mi?

Halbuki aldığı oydan emin olan bir partinin oyların yeniden sayılmasından korkmaması gerekmez miydi?
Sizleri Yüce Allah’a havale ediyorum. Şunu da belirtmeliyim ki, bu ŞAİBE size ömür boyu yeter…
“Hakkımızda hayırlısı ne ise o olsun” duasıyla çıktığımız bu seçim sürecinde başta ailem olmak üzere yol arkadaşlarıma, meclis üyelerime, partililerime, destekçilerime sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Beni bağrına basan bu kentin insanlarına gönülden şükranlarımı sunuyorum. Hakkınızı helal edin. Siz siz olun, hiçbir zaman iyilikten, doğruluktan, dürüstlükten vazgeçmeyin. Eğer benim gibi baba iseniz, çocuklarınıza vakit ayırın ve onları daima sevindirin. Ben artık vaktimi çocuklarıma, Enes ve Eymen’e adayacağım. Ve tabii beni hiç yalnız bırakmayan sevgili eşim Elif’e…
Bir gün bir yerde yollarımızın tekrar kesişmesi ümidiyle…Allah’a emanet olun.
Sevgi ve saygılarımla.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir