Öne Çıkanlar CHP Yalova İl Başkanlığı Bora Tanaçan Cenaze aracı Yalova İl Genel Meclisi Ekrem İmamoğlu

ESKİ BAŞKAN BARBAROS BİNİCİOĞLU UYARDI!
AKP içindeki muhalif kanada yakınlığıyla bilinen Karar gazetesi yazarı Hakan Albayrak; AKP’nin kurulduğu günlerdeki etkisinin artık olmadığını içeren adeta veda gibi bir yazı kaleme aldı ve ODA TV bunu haber yaptı.

Ak Parti’li eski Yalova Belediye Başkanı ve bu seçimlerde Ak Parti Yalova Milletvekili aday adayı olan ve aynı zamanda Kurtlar Vadisi dizi oyuncusu da olan Barbaros Binicioğlu’nun ise sosyal medya hesabından,"Dinleyen yok ama belki okuyan olur" diyerek ODA TV’nin bu haberini paylaşması dikkat çekti ve Ak Parti'deki gidişattan rahatsızlığı gözler önüne serdi.



İşte Barbaros Binicioğlu’nun,"Dinleyen yok ama belki okuyan olur" diyerek paylaştığı Hakan Albayrak’ın o yazısı:

"Recep Tayyip Erdoğan, CHP ve MHP’nin başını çektiği geniş bir cephenin ortak adayla girdiği 2014 Cumhurbaşkanlığı Seçimini daha birinci turda yüze 52 ile kazandı… Adalet ve Kalkınma Partisi Kasım 2015 seçimlerinde oyların yüzde 49,50’sini alarak Meclis’te muazzam bir çoğunluk elde etti… Bugün ise, yaygın kanaate göre, Erdoğan MHP’nin desteği ile ancak kıl payıyla cumhurbaşkanı seçilebilecek ve AK Parti mecliste ancak MHP ile birlikte muhalefete galebe çalabilecek (hatta o bile şüpheli).

MHP Genel Başkan Yardımcısı Celal Adan “Bu ittifak kazanacak ve Milliyetçi Hareket Partisi ile Adalet ve Kalkınma Partisi Türkiye’yi yönetecek” dediğinde kimse çıkıp ‘Ne alâka?’ diye itiraz etmiyor, edemiyor, çünkü alâka ortada. Erdoğan liderliğindeki AK Parti, 2015’ten bu yana FETÖ belasını da başımızdan def ettiği ve PKK/PYD’nin de belini büyük ölçüde kırdığı halde, tek başına iktidar olmayı sürdürme perspektifini kaybetmiş –veya HDP’nin yüzde 10 barajına takılması gibi acizane bir ümide bağlamış- gibi görünüyor.

Sorun ne?

Ekonomide işlerin kötüye gittiği ve bunun sadece dış güçlerin yıkıcı faaliyetlerinden değil hükümetin yanlış kararlarından ve hatalı uygulamalarından da kaynaklandığı intibaı, devlet işlerinin emanet edileceği kişilerde liyakate değil kurşun asker olup olmama istidadına bakıldığı intibaı, iktidarın kibre kapıldığı intibaı ve daha birçok şey sayılabilir. En önemlisi: Hürriyet ve adaletle ilgili sorunlar. AK Parti, hürriyet ve adaletle ilgili sorunların çözümünü temsil etmekte iken, bu sorunların hatırı sayılır bir kısmını temsil eder hale geldi.

Neticede; düpedüz din düşmanlığı olan katı laiklik anlayışını değiştiren, Kürt Meselesini büyük ölçüde çözen, askerî vesayeti bitirip sahici bir demokrasinin önünü açan, 80 senede yapılan yolların üç beş mislini 15 senede yapan, yerlerde sürünen sağlık sistemini ayağa kaldıran, yerli silah sanayiini canlandıran vs, vs, vs, AK Parti’nin bu eşsiz başarıları gölgelenmiş oldu.

***

AK Parti bu noktaya nasıl geldi?

Herhalde, Erdoğan’ın 14 Ağustos 2001’de (AK Parti’nin kurulduğu gün) söylediği şu sözdeki ‘tılsım’ı kaybederek geldi: “Bugün Türk siyaset hayatına lider oligarşisinin çöktüğü gün olarak, tekelci bir anlayışa dayanan liderlik anlayışının yerine kolektif aklın temsilcisi olan bir anlayışın yerleştiği gün olarak geçecek.”

Bu yeni anlayış sayesinde üretebildiği sinerjiyle en yaman siyasî, iktisadî ve içtimai meselelerin bile üstesinden gelip Türkiye’ye ışık saçmıştı AK Parti. Ne var ki şu son birkaç senedir bu anlayışın tam tersi istikametinde ilerleyerek kendi ışığını söndürdü.

Erdoğan, kurşun asker olmaya yanaşmayıp yanlışa yanlış demekte direttikleri için tasfiye ettiği bazı yoldaşlarını yanında tutma olgunluğunu göstererek o bereketli sinerjiyi muhafaza etmiş olsaydı, bugün hem cumhurbaşkanlığı seçiminde hem de milletvekili seçimlerinde yüzde 60’a varan bir perspektife sahip olabilirdi, hem de MHP’siz! Ama iktidarda kalabilmek için bugün MHP lideri Devlet Bahçeli’ye gösterebildiği müsamahayı vaktiyle o yoldaşlarına gösteremedi işte.

***

Erdoğan ve AK Parti’ye destek hâlâ Almanya, Fransa, İtalya gibi Avrupa ülkelerindeki hükümet başkanları ve iktidar partilerinin rüyalarında bile göremeyeceği kadar yüksek. Bununla beraber, Erdoğan ve AK Parti’ye güvenleri sarsıldığı halde iktidarı sadece daha iyi bir alternatifi olmadığını düşünerek ve “Yine de… Her şeye rağmen…” diyerek destekleyenlerin oranı da -benim tahminimce- yüksek. Zaten AK Parti’nin “Yaparsa gene AK Parti yapar” sloganında da biraz ‘Yine de… Her şeye rağmen…” havası var.

Bana öyle geliyor ki, AK Parti kendisini düzgün bir şekilde yeniden üretip parlak bir ufuk çizebilecek kabiliyette değil artık; bu kabiliyetini hoyratça ve hatta hunharca tüketti. Muhalefet partilerinde de parlak bir ufuk potansiyeli göremediğim için, siyasette yeni bir rüzgâra ihtiyaç olduğunu ileri sürüyorum. Kanaatimce 24 Haziran seçimleri -sonuçları nasıl olursa olsun-  bu ihtiyacın altını çizecektir.

Yeni bir rüzgâr ne zaman eser, bilmem. Yeni bir parti tarafından mı estirilir, yoksa -zannımın aksineşaşırtıcı bir şekilde gene AK Parti tarafından veya mevcut muhalefet partilerinden birisi tarafından mı estirilir, onu da bilmem. Hayırlısı inşaallah."
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner17

banner19

banner16

banner18