Köşe Yazıları

Milletvekilliği meslek değildir, belediyeler kaldırılsın

Vekillik yapsın diye oy veriyorsun başka partiye geçiyor! Bu şekilde millet iradesinin yok sayıldığı bir sistemde 400 milletvekili yeter, fazlasına gerek yok!

Bu komedyen Deniz Göktaş velev ki bir suç işledi...

Önce yargılayıp eğer suçlu görülürse tutuklansa olmuyor mu?

Şu tutuklanma olayını istisna olarak uygulamak çok mu zor anlamak mümkün değil...

Bakın her zaman söylediğimi yine söylüyorum...

Tüm bu olup bitenlerin oy anlamında AK Parti'ye zerre kadar faydası olduğunu düşünmüyorum.

AK Parti iktidarında görüş bildirmenin, eleştiri yapmanın, düşündüğünü söylemenin her geçen gün zorlaştığı bir siyasi iklim yaşıyoruz.

Eskiden böyle değildi... Başbakanlarla, Cumhurbaşkanlarıyla ilgili parodiler ve bu parodilerde türlü eleştiriler yapılırdı ve yayının ertesi günü Başbakan veya Cumhurbaşkanı o komedyeni arar tebrik ederdi.

Eskiden hoşgörü vardı.

Zaten siyasilerin ağır eleştiriye katlanma yükümlülüğü, demokratik bir toplumda ifade özgürlüğünün korunması amacıyla Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla kabul edilen hukuki bir kuraldır.

Yani böyle en ufak bir eleştiriye, mizaha bile tahammülün, hoşgörünün olmadığı bir ortamda demokrasiden söz etmek çok zor.

Böyle demokrasi olmaz.

Demokrasiden uzaklaşmamak lazım.

BELEDİYELER KALDIRILSIN

Belediyeler kaldırılsın, belediyelerin yaptığı işler Valilik ve Kaymakamlıklar eliyle yapılsın.

İlde yol, kaldırım mı yapılacak Valilik yapsın, ilçelerde de Kaymakamlıklar yapsın.

Zaten mücavir alanlarda böyle değil mi?

İl Özel İdarelerinde meclisler yok mu, var. Gerekirse Kaymakamlıklarda da halk meclisi, meclis üyeleri olsun.

Bu olursa yani belediye dediğimiz organizasyon kalkar ve bu işler Valilik ve Kaymakamlıklara geçerse; yok çöpler toplanmadı, yok yollar yapılmadı, arıtma çalışmıyor, işte şu işi yapmaya bütçe yok falan bu işler, bu bahaneler son bulur.

Önceki yıllarda bazı işler için muhtarlıklara gidiyorduk değil mi... Sonra ne oldu? Özetle E-devlet çıktı ve oradan oraya evrak taşıma işleri azaldı ve muhtarlıklar artık sembolik yerlere dönüştü.

Belediyelerin sonu da budur ve böyle de olmalıdır.

Ayrıca... Yok o belediye başkanı ihaleye fesat karıştırmış yok şu belediye başkanı şunu yapmış bunu yapmış, işte belediye başkanı akrabalarını belediyeye doldurmuş falan yeter kardeşim alın şu işleri merkezi hükümet kontrolüne de bitsin bu şeyler artık.

Belediyeciliğin B'sinden anlamayanlar bir şekilde aday olup seçilip belediye başkanı oluyorlar ondan sonra ceremesini millet çekiyor!

Vali, Kaymakam böyle değil... Sonuçta bunlar bir eğitimden geçiyor ve devleti temsil makamları olduğu için burada bir ağırlık, burada bir devlet otoritesi ve ciddiyeti oluyor.

Belediyelerin yetkilerini kısıtlayalım, imar yetkilerini alalım şuraya devredelim falan bunlara gerek yok komple alacaksın.

Bakın yerelde iktidar muhalefete geçince neler olduğunu ibret ve hayretle izliyoruz değil mi...

Böylece siyasi tartışma ve çekişmelerde, bu çekişmeler yüzünden hizmet anlamında milletin mağduriyetleri de son bulur.

Bu sistemde ne oluyor?

Seçilmiş Cumhurbaşkanı çıkıyor siyaseten filanca belediyeyi elinde tutan muhalefeti eleştiriyor değil mi?

İyi de biz vatandaş olarak bu siyasi çekişmenin arasında kalmak zorunda mıyız yoksa biz sadece çöplerimiz toplansın, yollarımız yapılsın falan bunları mı istiyoruz?

Seçimlerde bir partiye 5 yıllığına ülkeyi yönetme görevi mi verildi... Buyur kardeşim çöp toplama işi de, yolları yapma işi de her şey komple sizde.

Belediyeler kaldırılsın, belediyelerin yaptığı işler Valilik ve Kaymakamlıklar eliyle yapılsın aynı mücavir alanlarda olduğu gibi, bu kadar basit.

MİLLETVEKİLLİĞİ MESLEK DEĞİLDİR, EMEKLİ MAAŞI ALMALARI KABUL EDİLEMEZ!

Erol Mütercimler'in, “Milletvekilliği bir meslek değildir, emekli maaşı almaları kabul edilemez.” sözlerine sonuna kadar katılıyorum.

Milletvekillerine tanınan özel emeklilik hakları kaldırılmalı mı?

Kesinlikle kaldırılmalı.

Milletvekilleri görev yaptıkları süre içinde maaş alıp sosyal haklardan yararlanmalı ama milletvekilliği bitince emeklilik hakkı olmamalı dolayısıyla emekli maaşı ödenmemeli.

Hee ille emekli maaşı verilecekse; milletvekillerine de en düşük emekli maaşı verilsin.

Ayrıca Milletvekili sayısı da çok yüksek ve bu sayı en azından 400'e düşürülmelidir.

Vekillik yapsın diye oy veriyorsun bir bakıyorsun başka partiye geçiyor! Bu şekilde millet iradesinin yok sayıldığı bir sistemde 400 milletvekili yeter, fazlasına gerek yok!

HAKAN KORKMAZ

Revizyon Gazetesi

Genel Yayın Yönetmeni